Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



KOMPOZİSYON

 

Kompozisyon sözü bize batı dillerinden, Fransızcadan geçmiştir. Fransızcada “composer” fiili; birleştir, meydana getir, okul ödevi yap anlamına gelir. Kompozisyon sözcüğü “composer” fiilinden türetilmiştir.

 

Eski edebiyatımızda bu söze karşılık olarak “inşa” sözü kullanılmıştır. Ancak bu söz, şiir dışındaki bütün edebi türlere ad olmuştur. Kompozisyonun tam karşılığı olarak, “tahrir” sözü kullanılmıştır.

 

Bugün kompozisyon sözü ile düzenli ve planlı yazı yazmak ve konuşmak kastedilmektedir. O halde kompozisyon demek, bir konu hakkındaki duygu ve düşüncelerimizi, kültür dağarcığımızdaki o konu hakkındaki düşüncelerle planlı ve düzenli bir şekilde bütünleştirmektir.

 

YAZIDA YER ALMASI GEREKEN TEMEL ÖZELLİKLER

 

Yazının okunaklı, açık seçik olması esastır. Okunaksız yazı değerlendirmede öğrencinin kaybına neden olur. Öğretmenler okunmayan yazıyı okumak zorunda değillerdir. Yazının okunaklı olması gerekliliği sadece Türkçe, Dil ve Anlatım, Türk Edebiyatı dersleri için gerekli değildir. Diğer bütün dersler ve hayatın tamamı için gereklidir. Unutmamak gerekir ki; her yazı okunmak için yazılır. Okunamayan bir yazı ile suya yazılan bir yazı arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisi de işe yaramaz.

 

Yazının güzel olması da aranılan bir özelliktir. Ancak güzel yazı yazmak bir yetenek işidir. Ancak okunaklı yazmak yetenek işi değil bir gerekliliktir. Herkes güzel yazı yazamaz; ama herkes okunaklı yazı yazabilir.

 

Yazıyı Düzeltme Yolları

 

Yazıyı düzeltmenin yolu, yazıyı okunaksız ve çirkin yapan hususları görmekten geçer. Şu üç unsura dikkat edilmediğinde, rastgele davranıldığında yazı okunamaz duruma gelir ve çirkinleşir.

 

  1. Yazının eğimi: Her insan, yazarken harfleri sağa veya sola eğimli ya da dik yazar. Yazı yazarken elimiz nasıl alışmışsa yazının eğimi öyle olmalıdır. Bu durum sürekli değiştirilmemelidir. Aynı kağıt üzerinde yazının farklı yönlere yatırılması yazıyı da kağıdın bütününü de çirkinleştirir.

 

  1.  Yazının harf büyüklüğü: Yazıyı oluşturan harfler, aynı boyutlarda olmalıdır. Yazı içinde bazı harflerin boyut olarak diğerlerine göre daha büyük veya küçük olması yazımızın çirkin olmasına neden olan en temel faktörlerdendir. Bu yüzden yazarken harflerin aynı ebatlarda olmasına dikkat etmeliyiz.

 

  1. Sözcük aralıkları: Yazıda sözcükleri arasındaki aralık düzensiz olmamalıdır. Sözcükler arasındaki aralık yazınızın harflerindeki ebada göre iki harf boyutunda olmalıdır. Kelimler arasında gereğinden fazla veya az aralık bırakılırsa yazı çirkinleşir.

 

 

Yazıda yukarıdakilerden başka, silinti ve kazıntılardan kaçınmaktır. Silinti ve kazıntılardan kurtulmanın yolu, önce düşünmek, yazacaklarımıza karar vermek en sonunda da düşündüklerimizi planlı bir şekilde yazmaktır.
Sinava Hazirlik