Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



                                       

                                        TÜRKÇESİ VARKEN | I-İ |

                            


                         TÜRKÇE KARŞILIKLAR ANA SAYFASI....


IQ : İngilizce Intelligence quotient kelimelerinin kısaltması olan ve "zekâ bölümü, ölçülmüş zekâ derecesini gösteren rakam" anlamında dilimizde kullanılan IQ için, okuyucularımızdan sayın Türker Bıyıkoğlu'nun teklif ettiği zekâ düzeyi (kısaltması: ZD) karşılığı Kurulumuzca da benimsenmiştir. Örnek: Aslında bu kitabı alıp okuyanların zekâ düzeyi 40'tan çok daha düşütkür.

ıskonto : İtalyanca sconto. Ticaret hayatımızda kullanılan bu söz için Kurulumuz indirim kelimesinin uygun bir karşılık olduğunu belirlemiştir. Ticarî senetler söz konusu olduğunda ıskonto karşılığı olarak kırdırma sözünün kullanılabileceği Kurulumuzca önerilmektedir. Örnekler: Mal sahibi pazarlıkta bize epeyce bir indirim yaptı. Senetler bankalara kırdırmalı olarak satılacak.

ice-tea : İngilizce özgün imlâsıyla dilimizde kullanılan bu söz, "soğuk ikram edilen bir tür çay" anlamındadır. Kurulumuz bu söz için buzlu çay kelimesinin uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir.

idefiks : Fransızcadan dilimize geçen ve "kişinin etkisinden kendisini kurtaramadığı yersiz, saçma düşünce, sabit fikir" anlamına gelen bu sözün saplantı veya sabit fikir kelimeleriyle karşılanması Kurulumuzca uygun görülmüştür.

idol: Fransızca idole. "İnsanın kayıtsız şartsız bağlandığı, taparcasına sevdiği şey, nesne" anlamındaki bu söz dilimizde daha çok "kendilerine karşı duyulan aşırı sevginin bir ifadesi olarak yapılan, insan veya insanüstü güçlere sahip olduğuna inanılan cisim, heykel, tanrıça" anlamında kullanılır. Kurulumuz idol yerine dilimizde var olan put veya mini put kelimelerinin kullanılabileceği görüşündedir. Örnek: Sonuçta hepimiz bize bu hayat kültürünü veren putlarımıza (mini putlarımıza) sadığız.

illüstrasyon : Fransızca illustration. Bu söz dilimize "resimle süsleme" veya "kitap içindeki bir yazıyı açıklayan veya süsleyen resim" anlamlarıyla geçmiştir. Yabancı Kelimelere Karşılık Bulma Kurulu bu avki toplantısında illüstrasyon için bezeme ve resimleme sözlerini önermiştir. Avnı kökten gelen illüstratör kelimesine karşılık olarak ise Kurulumuz, bezeyici ve resimleyici sözlerinin uygun olduğu görüşündedir. Bu arada dilimizde zaman zaman kullanılan ve yukarıdaki Fransızca kelimelerle kökteş olan illüstratif sözü vardır. Bunun için de önerimiz bezekli'dir.

illüzyon : Fransızca illusion. Yanlış algılama ve duyu yanılması. Eskiden bu kavram galatıhis sözüyle karşılanırdı. Var olan nesne veya canlıyı yanlış veya değişik olarak algılama demektir. Bu söz için Kurulumuz, dilimizde zaten var olan göz bağcılık kelimesinin kullanılmasını önermekle birlikte, geçeceği yere göre yanılsama, yanılmaca sözlerinin de bu kavramı karşılayacağını belirtmektedir. Örnek: Deniz altı dünyasının zengin ve şaşırtıcı hayatında renkli yanılsamalar üreten desenler insanı çeşitli yorumlara götürüyor.

illüzyonist: Fransızeadan dilimize geçen ve illüzyon kelimesiyle kökteş olan bu isim dilimizde doğrudan göz bağcı sözüyle karşılanmıştır. Bu sebeple Kurulumuz da bu söz için göz bağcı kelimesinin kullanılmasını önermektedir.

in (olmak) : İngilizce in (içinde, -da / -de; süslenmiş; mevsiminde). Son zamanlarda gazetelerimizde, moda olan şeyler sayılırken sık sık kullanılmaktadır. İngilizcedeki "to be in fashion" karşılığında fiil olarak tekliflerimiz: tutulmak, tutulur (tutulan) olmak. Örnekler: Yeni dizi, ilk bölümünden itibaren tutulur oluverdi (tutulmaya başladı). Bodrum, gençler için bu bayramın en çok tutulan tatil beldesi oldu.

Moda listesinin başlığı olan "in" için teklifimiz: tutulanlar.

indikatör : Fransızca indicateur. "Gösterici, belirtici, haber verici, kılavuz ve gösterge" anlamlarını ta­şıyan bu söz için Kurulumuz gösterge karşılığını önermektedir.

inisiyatif: Fransızca initiative (öncelik; tedbir; girişim). "Bir şeyi ilk olarak yapma işi, karar alabilme yeteneği, öncelik ve karar üstünlüğü" anlamlarında kullanılan inisiyatif için teklif ettiğimiz karşılıklar: öncelik, üstünlük. Örnekler: Kıbrıs konusunda öncelik almaktan çekinmemeliyiz. Savaşta üstünlüğü ele geçirdiler.

inisiyatifi ele almak : üstünlüğü (önceliği) ele almak, inisiyatifi ele geçirme : üstünlüğü (önceliği) ele geçirme.

inline skate : İngilizce olan bu söz line "çizgi, hat", skate "paten" kelimelerinden oluşmaktadır. In ise "içinde" anlamını veren İngilizce bir şekildir. Bu söz özel olarak yapılmış ayakkabıların altına yerleştirilmiş krampona benzeyen bir sıra tekerlekle kayılarak yapılan bir spor dalının adıdır. Kurulumuz bu söz için kaykaç kelimesini türetmiştir. Örnekler: Ankara'da yaşları 14-20 arasında değişen 15 kadar genç, kaykaç adlı spordan büyük zevk alıyorlar.

insider : İngilizceden dilimize geçen bu söz, bir bankacılık terimi olup "içinde bulunduğu konum sebebiyle bir şirket hakkında halkın bilmediği ancak şirket hisse senetlerinin fiyatlarını etkileyebilecek hassas bilgilere sahip olan kişi" anlamına gelir. Kurulumuz bu söz için dilimizde zaten var olan iç hissedar kelimesinin uygun bir karşılık olduğunu kabul etmiştir. Örnek: Bilginin hemen kâra dönüştürüldüğü para piyasasında iç hissedarlık iddiaları son zamanlarda arttı.

instant eoffee : İngilizce instant (acil, anî, hemen) + coffee (kahve). Dilimizde "neskafe" olarak yaygınlaşmıştır. Oysa neskafe bir markadır, instant coffee için teklif ettiğimiz karşılık: hazır kahve. Örnek: Artık herkes hazır kahve içiyor; bense Türk kahvesini tercih ediyorum.

internet: İngilizce inter "arasında", net "ağ". Bilgisayar alanında kullanılan ve "dünya üzerindeki milyonlarca bilgisayarı birbirine bağlayan dev ağ" anlamına gelen internet için Kurulumuz, genel ağ sözünü önermektedir. Örnek: Dünyada olan gelişmeleri, genel ağ sayesinde çok yakından takip edebiliyoruz.

intranet: iç ağ.

irredantizm : Fransızca irredentisme. Fransızeadan dilimize giren bu kelime "dil, gelenek, görenek ve çeşitli kültür değerleri bakımından bir birlik gösterdiği hâlde, ana yurt dışında kalmış halkın yaşadığı toprakları ana yurt sınırları içine almak düşüncesini temel alan akım" olarak tanımlanabilir. Kurulumuz, bu söz için kurtarımcılık sözünün uygun bir karşılık olduğunda birleşmiştir. Bu kelimenin kullanılışına F.R. Atay'ın Çankaya adlı eserinden alınan şu cümleyi örnek olarak verelim: Mustafa Kemal'in düşündüğünün tam aksine ihtilâlciler, halkı kazanmak için çoktan kaybettiğimiz Girit 7 Yunanistan 'a vermemek, Bosna-Hersek'i Avusturya-Macaristan İmparatorluğu 'ndan geri almak, Bulgaristan 7 tanımamak gibi bir kurtarımcılık edebiyatı tutturmuşlardı.

irrite etmek : Fransızca "irrite" ismine "etmek" yardımcı fiili getirilerek yapılan bu söz, "tahrik etmek, sinirlendirmek, kızdırmak, tahriş etmek" gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Kurulumuz bu sözün, kızdırmak kelimesiyle karşılanacağı görüşündedir. Yerine ve kullanımına göre öfkelendirmek, sinirlendirmek fiilleri de irrite etmek için uygun karşılıklardır.

Bu sözün irrite edici biçimindeki kullanımına da rastlanmaktadır. Bu durumda irrite edici yerine kızdırıcı, öfkelendirici, sinirlendirici kelimeleri kullanılmalıdır. Örnek: Son olarak durup dururken başlattığı bu yeni âdet olağanüstü kızdırıcıdır (öfkelendiricidir, sinirlendiricidir).

italik : Fransızca italique (üstten sağa doğru eğik olan basım harfi). Kurulumuz, italik yerine dilimizde zaten var olan eğik (yazı) ve yatık (yazı) karşılıklarının kullanılabileceği görüşündedir. Örnek: Metinde koyu renk, altı çizili ve eğik (yatık) harfler bulunmamalıdır.

izolâsyon : Fransızca isolation. "Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lâstik, porselen gibi maddelerle kaplama, tecrit etme; ısının gereksiz yerlere dağılmasını önlemek, ses ve gürültülerin belli bir alanda kalmasını sağlamak amacıyla yapıda birtakım önlemler alma" anlamlarında kullanılan bu söze karşılık olarak, daha önceden yalıtma ve yalıtım kelimeleri önerilmiştir. Kurulumuzun da kabul ettiği bu Türkçe karşılıkların yerine son zamanlarda sık sık izolâsyon kelimesinin kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca sözün izolâtör şeklindeki türevine karşılık olarak, yine daha önceden teklif edilmiş olan yalıtkan kelimesi kullanılmalıdır. Dilimizde izole etmek biçiminde de kullanılan bu söz, "tek başına bırakmak, soyutlamak, yalnızlığa terk etmek" anlamına da gelir. Kelimenin bu anlamı için teklifimiz: soyutlamak. Örnekler: Binanın yalıtımı işinde çeşitli plâstik maddeler kullanılacak. Şirket, Sanayi Bakanlığının onayladığı yetki anlaşması ilkelerine uygun olarak tesislerinde, yalıtımda kullanılacak polistiren levha üretimine başlayacak. Bazı ülkeler kendilerini dünyadan soyutlamışlardır.

 

Sinava Hazirlik