Servet-i Fünun Döneminin Siyasi Koşulları

I. Meşrutiyet’i ilan ederek meclis çalışmalarını başlatan Sultan II. Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı (Tarihte 93 Harbi olarak bilinir.) bahane ederek meclisi fesheder, meşrutiyet yönetimini rafa kaldırır. Ülke 1908 yılındaki II. Meşrutiyet’in ilanına kadar koyu baskılı bir mutlakiyetle yönetilir. Otuz yılı aşan bu döneme “İstibdat Döne­mi” denir. Bu dönemde Kanun-ı Esasi ve bütün özgürlükler askı­ya alınmış, meclis kapatılmıştır. Dönemin padişahı II. Abdülhamit,…

Servet-i Fünun Sanatçıları ile Tanzimat Dönemi Sanatçılarının Karşılaştırılması

Servet-i Fünun Sanatçıları Tanzimat Dönemi Sanatçıları “Sanat, sanat için”, görüşüyle eser vermişlerdir. “Sanat toplum içindir.” anlayışına bağlı kalmışlardır.   Gerçekten çok hayale önem vermişler, maddeden çok mane­vi değerleri ele almışlar, “hüzün, hastalık, doğa sevgisi, aile sevgisi ve aşk” temalarını işlemişlerdir.   Tanzimat edebiyatı sanatçıları Batı kültür ve uygarlığını halka tanıtmak, benimsetmek gibi bir misyon üstlenmişler. Eserle­rinde toplumsal konulara ve halkı…

Servet-i Fünun Döneminin Sanat Anlayışları

Klasik Edebiyattan Yana Olanlar Yaşam tarzı ve dünya görüşü yönünden eskinin temsilcisi durumundaki bu şairler, divan edebiyatının zevk ve alışkan­lıklarını savunarak yenileş­meye karşı çıkmışlardır. Bu sanatçılar klasik kültürün zayıf birer temsilcisi olmuş, eserle­rinden çok giriştikleri tartışma­lar ve eleştiri yazılarıyla dikkati çekmişlerdir. Muallim Naci’yi eskinin temsilcisi durumuna getirerek onun çevresinde toplanmışlardır. Ahmet Mithat Efendi, Sabah gazetesinde “Dekadanlar” adlı bir yazı ya­yımlar, Servet-i…

Servet-i Fünun Sanatçılarının Özellikleri

Edebiyat-ı Cedide (Sevet-i Fünûn) Sanatçılarının Genel Özellikleri II. Abdülhamit, 1876 yılında I. Meşrutiyet’i ilan eder. Bu tarih Osmanlı Devleti’nde yeni bir dönemin de başlangıcıdır. Osmanlılarla Ruslar arasında başlayan ve tarihte “93 Harbi” olarak adlandırılan savaş, Os­manlıların yenilgisiyle sonuçla­narak Ruslarla Ayastefanos anlaşması imzalanır. Bu olayın üzerine II. Abdülhamit Meclis-i Mebusan’ı kapatır. 33 yıl sürecek baskıcı bir yönetim, “İstibdat Dönemi” başlar. Servet-i…

Servet-i Fünun Dergisi

Fennin (Bilimin) Servetleri anlamına gelen bu dergi, adından da anlaşılacağı gibi başlangıç­ta bir bilim ve fen dergisidir. Dergiyi Recaizade Mahmut Ekrem’in öğrencisi olan Ahmet İhsan Tokgöz, 27 Mart 1891’de çıkarmaya başlar. Dergide Avrupa’da yapılan bilimsel çalışmalara, popüler fen ve sağlık bilgilerine yer verilir. Resimli olması ve yüksek kalite­de basılması, dergiyi diğerlerinden farklı kılan önemli bir özelliktir. Dergide ayrıca Ahmet İhsan,…

Servet-i Fünun Edebiyatının Oluşumu

Servet-i Fünûn Edebiyatının Oluşumu (1909-1911) “Servet-i Fünûn Edebiyatı” ya da diğer adıyla “Yeni Edebiyatçı­lar” anlamına gelen “Edebiyat-ı Cedide” döneminin başlaması, dönemin siyasî ve sosyal olaylarının doğal bir sonucudur. Edebiyatımızda Tanzimat’la başlayan yenileşme süreci, ikinci büyük aşamasını “Servet-i Fünûn” hareketi ile sürdürmüştür, Tanzimat edebiyatı ile başlayan “eski-yeni” çatışması, Servet-i Fünûn hareketinin temelini oluşturmuştur. Şöyle ki; Tanzimat Dönemi’nin iki büyük şairi Recaizâde…

Fecr-i Ati Beyannamesi

Şimdiye kadar memleketimizde edebiyat kelimesinin hâiz olduğu ehemmiyet ve ciddiyeti anlayan ve bu ehemmiyeti halka ifham eden, tereddüt etmeden söyleyebiliriz ki, pek az kimse gelmiştir. Tarih-i edebîmizi tetkik edersek en parlak devirlerde bile edebiyatın bütün ihâta-i manasiyle anlaşılıp anlaşılmadığını görürüz. Onun için bizde sanat ve edebiyat, daima boş vakitlerin bir hemdem-i-lâtîfi olmaktan fazla bir ehemmiyet alamamış ve bunların hasıl terbiye-i…

Fecr-i Ati Şiiri

Fecr-i Ati şiirinin konusu, dili, ölçüsü Servet-i Fünun’dan farklı değildir. Yalnız Fecr-i Ati şairleri sembolizmi tanımaya ve uygulamaya çalışmalarıyla Servet-i Fünunculardan ayrılırlar. Fecr-i Ati şiirinin en önde gelen şairi Ahmet Haşim (1884-1933)’dir. A. Haşim, şiirin dilinin müzik ile söz arasında ve sözden çok müziğe yakın olduğunu öne sürer. Ona göre, sözcükler şiire anlamdan çok müzik değerleri ile girer. Konu, ise…

Cumhuriyet Dönemi Batılılaşma Hareketleri

Cumhuriyet’e gelinceye dek, batılılaşma, gerilemeye başlamış olan Osmanlı Devletindeki bu geriliğin nedeni olarak görülen kurumların yanına batı tarzı kurumları koymak olarak görülüyordu. Ancak belli alanlarda yeni kurumlar açmak, çağdaşlaşmak için yeterli olmuyordu. Eski ile yeninin bir arada oluşu, yenilik hareketlerini baltalıyordu. Batılılaşma, Kurtuluş Savaşının ardından Osmanlı İmparatorluğunun sona erdirilip, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile yeni bir döneme girdi. Büyük Önder Atatürk’ün…

Tanzimat Dönemi Batılılaşma Hareketleri

Paris ve Londra elçiliklerinde bulunmuş olan Hariciye Hazırı Mustafa Reşit Paşa, Osmanlı İmparatorluğunda Tanzimat Dönemi olarak tarihe geçecek bir olayı başlatmıştır. 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu adı verilen bir belgeyi devlet ileri gelenlerinin, yabancı elçilerin, halkın önünde okumuştur. Daha önce başladığını gördüğümüz yenilik hareketlerinin bu fermanla genişletilerek sürdürüleceğini açıklamıştır. “Tanzimat “, düzenlemeler demektir. Her alanda düzenlemeler yapılacağının duyurulduğu bu…