Cinas Sanatı

Sözcük anlamı : Münasebet, benzeyiş, farklı anlamla yorumlanabilen söz.

Terim anlamı : Yazılış şekilleri ve söylenişleri (telâffuzları) aynı, ama anlamları farklı olan iki sözcüğü bir arada kullanmaktır. Cinas sanatı yedi ayrı şekilde yapılır.

Cinas-ı Tam (Tam Cinas)

Yazılış ve söylenişleri aynı, anlamları ayrı iki sözcük ile yapılan cinas.

Örnek :

Kısmetindir gezdiren yir yir seni

Göğe çıksan âkıbet yir yir seni

                                       İbn-i Kemâl

(Seni yer yer gezdiren kısmetindir. Göğe çıksan, sonunda toprak seni içine alır.)

Birinci mısradaki “yir yir” taraf taraf, ikinci mısradaki “yir yir” ise ‘yer’; yani ‘toprak seni yer, içine alır, ölür toprağın altına girersin’ demektir.

Cinas-ı Mürekkep

Cinaslı sözlerden birinin iki ayrı sözcük hâlinde yazılmasıdır.

Örnek :

Varı yok yoğu var eden ol durur

Dünyede her olanı ol oldurur

                               Süleyman Çelebi

(Varı yok, yoğu var eden odur. Dünyada her olanı o oldurur.)

İkinci mısradaki “oldurur” sözcüğü, birinci mısrada “ol durur” şeklinde ayrı iki sözcük olarak yazılmıştır.

Cinas-ı Muharref

Arap harfleriyle yazılışları aynı, söylenişleri, telâffuzları farklı olan sözcüklerle yapılan cinas.

Örnek :

Şehrin içinde şöhreti artar cemâlinin

Evsâf-ı verd-i ârızı vird-i zebân olur

                                               Nef’î

(Şehrin içinde güzelliğinin şöhreti artar. Yanağının gülünün vasıfları dillerde dolaşır durur, sürekli tekrarlanır.)

“Verd” ile “vird” sözcüklerinin Arap harfleriyle yazılışı aynı, ancak harekeleri yani okunuşları ve anlamları farklıdır.

Cinas-ı Nakıs

Cinaslı sözcüklerden birinde fazladan bir harf bulunan cinas.

Örnek :

Bize ey bâd bâdî-i perîşânî olursan da

Dokun gâhî o zülf-i târümâra her çi bâd-â-bâd

                                               Sünbülzâde Vehbî

(Ey rüzgâr bize perişanlık sebebi olursan da bazen ne olursa olsun o dağınık saça dokun.)

Burada cinas “bâd” ile “bâdî” arasında yapılmıştır; “bâdî” sözcüğündeki ‘î’ sesi fazladır.

Cinâs-ı Lâhık

Birbiriyle cinas yapılan sözcüklerde bir harfin farklı olduğu cinas.

Örnek :

Cefâ gördük o nahl-i nâz-perverden vefâ derken

Bizimle âkıbet bîgâne çıktı âşinâ derken

                                                       Nâbî

(Biz vefa derken, o nazlı, fidan boylu sevgiliden cefa gördük. Biz onu kendimize dost bilirken, sonunda bize yabancı çıktı.)

“Vefa” ile “cefa” sözcükleri arasında cinas vardır ve ilk harfleri farklıdır.

Cinas-ı Mükerrer

Birbiriyle cinas yapılan sözcüklerden birinin, öteki sözcüğün son hecesiyle ses ve yazılış yönünden aynı olmasıdır.

Örnek :

Ne izz ü câh u neseble ne kesb-i mâl iledir

Fakat tefâhuru ehl-i dilin kemâl iledir

                                               Seyyid Vehbî

(Gönül adamlarının, kalenderlerin övünmesi, ne ululuk ve güçlülükle, ne makamla, ne soy sopla, ne de mal sahihi olmakladır. Onların övünmesi ancak olgunluk iledir.)

Birinci mısradaki “mâl” sözcüğü, ikinci mısradaki “kemâl” sözcüğünün son hecesiyle aynı yazılış ve söyleyiştedir.