Duha Koca Oğlu Delü Dumrul Destanı

Oğuzda Duha Koca oğlu Delü Dumrul adlı bir yiğit bir kuru çayın üzerine bir köprü yaptırıp ge­çenden otuz üç akçe, geçmeyenden döve döve kırk akçe alırmış. Bunu benimle kim savaşabilir şeklin­de bir kabadayılık ve zorbalık olarak yapar, yiğit­likte şanının Rum’a, Şam’a gitmesini istermiş.

Bir gün köprüsünün yanında konmuş olan bir obada iyi bir delikanlı ölür. Ağlayış, sızlayışları duyan Delü Dumrul gelip genç yi­ğidi kimin öldürdüğünü sorar, ölen gencin canını Azrail’in aldığını öğ­renince Allah’a yalvararak Azrail’i gözüne göstermesini söyler. Azrail’i öldürüp iyi gençlerin canını kurtar­maya and içer.

Hak Taala, Delü Dumrul’un bu küstahlığına kızarak, gözüne görün­mesi için Azrail’e emir verir. Delü Dumrul kırk yiğidiyle yiyip içip otururken, Azrail kapıcı ve çavuş­lara görünmeden içeri dalar. Delü Dumrul onun heybetinden ürperir. Azrail olduğunu sorup öğrenince kılıcına el atarak vurmak ister. Tam hamle yaparken Azrail bir güvercin olup bacadan kaçar. Delü Dumrul ata binip ardı­na düşer. Yolda bir iki güvercin öldürür. Bir müd­det sonra Azrail atının gözüne görünür. At ürker ve Delü Dumrul’u yere vurur. Azrail derhal göğ­sünün üzerine biner ve canını almak ister. Delü Dumrul yalvarmaya başlar. Azrail kendisine değil, Allah’a yalvarmasını söyler. Bunun üzerine Delü­Dumrul Allah’a yalvararak “canımı alacaksan sen al, Azrail’e bırakma” der. Bu söz Allah’ın hoşuna gider ve Azrail’e nida eyleyerek, canı yerine can bulursa, Delü Dumrul’un canını bırakmasını buyurur. Azrail bu buyruğu Delü Dumrul’a söyler. Delü Dumrul bunun üzerine babasına gelir ve durumu anlatarak canı yerine ba­basından can ister. Babası malını mülkünü vermeye hazır olduğu­nu, fakat canına kıyamayacağını söyleyerek anasına gitmesini tav­siye eder. Delü Dumrul anasına gider, fakat o da canını vermeye razı olmaz. Bunun üzerine Azrail can bulamayan Delü Dumrul’un karşısına çıkar ve canını ister. Delü Dumrul hasreti olduğunu, karısı ile iki oğlunu görmek istediğini ve onlara ısmarlayacağı emaneti bu­lunduğunu söyleyerek biraz daha izin ister ve karısına gelir.

Olup bi­tenleri anlatarak malını mülkünü kendisine bıraktığını, gönlünün sevdiğiyle evlenmesini ve çocuk­larını öksüz bırakmamasını söyler. Fakat karısı öne atılarak kendisinin canını vermeye hazır olduğu­nu bildirir. Bunun üzerine Azrail kadının canını almaya gelir. Fakat burada Delü Dumrul, Allah’a yeniden yalvararak, alacaksa ikisinin birden canını almasını, bırakacaksa ikisininkini birden bırakma­sını niyaz eder. Hak Taalâya Delü Dumrul’un sözü hoş gelir. Azrail’e buyurarak bunların yerine ana­sının babasının canını almasını ve Delü Dumrul ile karısına yüz kırk yıl ömür verdiğini bildirir. Azrail ana ile babanın canını alır. Delü Dumrul eşiyle yüz kırk yıl daha yaşar.

Dedem Korkut gelerek destanlar söyler. “Bu destan Delü Dumrul’un olsun, benden sonra alp ozanlar söylesin, alnı açık cömert erenler dinlesin” der.

Hikâyenin sonunda yine aynı ozan duası vardır.