Ek Fiil (Ek Eylem)

Ad soylu bütün sözcüklerin sonlarına gelerek onların yüklem olmalarını sağlayan ve basit zamanlı eylem çekimlerinden birleşik zamanlı kipler oluşturan biçimlere ek eylem (ek fiil) denir. Ekleşerek sözcüklere bitişen ek eylemler vurguyu çekmez; vurgu, kendilerinden önceki hecede kalır: Zengindi, öğrenciymiş, buradaysa, sıcaktır, görecektim, aramıştır, geldiyse, anlatıyormuş…

Ek eylemin asıl eylemlerden farklı olarak yalnızca bildirme niteliğinde olan dört kipi vardır. Bunlar; görülen geçmiş zaman (idi / -di’li geçmiş), duyulan geçmiş zaman (imiş / -miş’li geçmiş), geniş zaman ve şart kipidir.

Ek Eylemin Çekimi

Görülen Geçmiş Zaman

Ben idim, küçük idim, hasta idi; biz idik, siz idiniz, genç idiler…

Bendim, küçüktüm, hastaydı; bizdik, sizdiniz, gençtiler…

Çekimi

idim, idin, idi; idik, idiniz, idiler.

Genellikle /i/’ler düşer:

-dim, -din, -di; -dik, -diniz, -diler.

• Bütün ad soylu sözcüklere eklenir, onları yüklem yapar:

Burası güzel bir bahçe idi. O zamanlar sen daha çocuktun.

Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden.

(Yahya Kemal Beyatlı)

idi, yazımda ve söyleyişte daha çok bitişir. Bitişirken;

• Sözcüğün sonu ünsüz ise /i/ düşer; -di bir ek gibi uyuma ve benzeşmeye göre değişir; -di, -dı, -du, -dü; -ti, -tı, -tu, -tü olur.

• Sözcüğün sonu ünlü ise /i/, /y/ olur: kedi idi = kediydi…

Anlamı

“idi” ile birleşen sözcüklerde eylemler kesin geçmiş zaman anlamlıdır; varlığın geçmiş zamandaki durumunu bildirir.

Duyulan Geçmiş Zaman

Her yer karlı imiş.

Bu işi yapan Orhan’mış.

Senmişsin, benmişim, bizmişiz…

Çekimi

imişim, imişsin, imiş; imişiz, imişsiniz, imişler.

Genellikle /i/’ler düşer:

-mişim, -mişsin, -miş; -mişiz, -mişsiniz, -mişler.

• Bütün ad soylu sözcüklere gelir, onları yüklem yapar:

Orhan evde imiş, hastaymış. Siz de oradaymışsınız.

imiş, yazımda ve söyleyişte daha çok bitişir. Bitişirken;

• Sözcüğün sonu ünsüz ise /i/ düşer, -miş bir ek gibi sözcüğe uyar: güzelmiş, sıcakmış, üzümmüş, buzmuş…

• Sözcüğün sonu ünlü ise /i/, /y/ olur.

Anlamı

“imiş”le birleşen sözcüklerde eylemler kesin anlamlı değildir; yani anlatılanlar, başkalarından işitilmiştir; görülmüş değildir ya da kendi tarafından, farkında olmadan yapılmıştır.

Geniş Zaman

Hava güzeldir. Ben Türküm. Sen gençsin.

Hepimiz insanız. Arkadaşsınız. Onlar bahçededirler.

Çekimi: -im, -sen, -dir; -iz, -siniz, -dirler.

Şart Kipi

Hava güzelse… Sen orada isen… Ben oyunda isem… Öğrenci iseniz…

Çekimi

isem, isen, ise; isek, iseniz, iseler.

Genellikle /i/’ler düşer:

-sem, -sen, -se; -sek, -seniz, -seler.

Ek eylemin şart kipi, daha çok bitişir. Bitişirken sözcüğün;

• Sonu ünsüz ise /i/ düşer, -se bir ek gibi sözcüğe uyar: güzelse, gençse, severse, görmüşse, yapacaksa…

• Sonu ünlü ise /i/, /y/ olur: evde ise-evdeyse, orada iseniz-oradaysanız, kapalı ise – kapalıysa…

Anlamı

Ek eylemin şart biçimi olan -se (ise)’nin anlamı tektir: Şart.

Evdeyse Ayşe’ye gidelim.

Sözcüklere bitişen ek eylemler vurguyu çekmez: arkadaşıymış, güzeldir…

Ek Eylemlerde Olumsuzluk

Ek eylemlerin olumsuzu “değil” sözcüğü ile yapılır:

Dün hava güzeldi. – Dün hava güzel değildi. Dün hava güzelmiş. – Dün hava güzel değilmiş. Kitap benimdir. – Kitap benim değildir…

İzmirliyim – İzmirli değilim, çalışkandım – çalışkan değildim, burası bahçedir – burası bahçe değildir, öğrenciyiz – öğrenci değiliz, burada mısınız – burada değil misiniz, hava sıcakmış – hava sıcak değilmiş…

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim.

(Cahit Sıtkı Tarancı)

Soru ilgeci mi ve ek eylemler “değil”den sonra gelir:

Orhan evde değil mi? Evde değil miydi?

Evde değildi. Evde değilmiş. Evde değildir.

• “Değil” sözcüğü ek eylemlere, yüklemleşmiş bütün ad soylu sözcüklere gelir; onlara olumsuzluk anlamı katar.

Annesi öğretmen değilmiş.

Ayşe, 20 yaşında değil.