Kazılık Koca Oğlu Yigenek Destanı

Kam Gan oğlu Han Bayındır’ın İç Oğuz, Taş Oğuz beylerine verdiği bü­yük bir ziyafette veziri Kazılık Koca şarabın etkisiyle coşarak Bayındır Han’dan akın diler. Han izin verir. Kazılık Koca işe yarar kocalarını toplar, hazırlık yapıp yola çıkar. Çok dağ, dere tepe aşarak Arşun oğlu Direk Tekfur’un Karadeniz kıyısın­daki Düzmürd kalesine gelip konarlar. Yapılan savaşta Kazı­lık Koca tutsak edilerek kaleye hapsolunur.

Kazılık Koca on altı yıl hi­sarda tutsak kalır. Emen adında biri altı defa saldırır, fakat kaleyi alamaz.

Kazılık Koca’nın tutsak edildiği sırada bir yaşında olan oğlu Yigenek on beş yaşına gi­rer. Yigenek babasını ölmüş bi­lir, tutsaklıkta olduğunu çocuk­tan saklarlar. Fakat bir gün Kara Göne oğlu Budak ile bir sohbette atışınca Budak, yiğit ise gidip babasını kurtarması­nı söyler. Babasının sağ olduğunu öğrenen Yige­nek, Bayındır Han’dan asker ister ve akın izni alır. Bayındır Han’ın buyruğu ile, eskiden Demürkapu Derbendi’nde bey olan Kıyan Selçuk oğlu Delü Tundar, Aygır Gözler suyunda at yüzdüren ve elli yedi kalenin kilidini alan Eylik Koca oğlu Dülek Evren, Bağrıncı oğlu İlalmış, Toğsun oğlu Rüstem, Delü Evren, Soğan Saru, hasılı yirmi dört sancak beyi Yigenek’le birlikte hazırlık görürler. Ertesi gün Yigenek dayısı Emen’i rüyasında gördüğünü anlatarak, rüyasında Emen’in kendisine kaleye gitmekten vazgeçmesini söylediğini, kendisinin de bunu reddettiğini nakleder. Hep birlikte yola girip Düzmürd kalesine ulaşırlar. Yapılan savaşta Arşun oğlu Direk Tekfur, Delü Tundar’ı, Dülek Evren’i ve yirmi dört sancak beyinin diğerlerini bir bir meydandan kaçırır, hiçbirisi karşısında duramaz. Sonunda Yigenek meydana at sürerek daha ilk vu­ruşta tekfurü yaralar. Tekfur kaleye kaçmak ister­se de Yigenek arkasından yetişerek kale kapısında boynunu vurur. Bunun üzerine Kazdık Koca’yı ser­best bırakırlar. Fakat beyler bununla yetinmeyerek kaleyi de alırlar. Kilisesini yıkıp mescit yapar, aziz Tanrı adına hutbe okuturlar. En değerli hediyeleri Bayındır Han’a ayırdıktan sonra ganimetleri gazi­lere bağışlayıp dönerler, evlerine gelirler.

Dedem Korkut gelip destanlar söyler ve bu Oğuznameyi Yigenek’e ithaf eder.

Burada biten hikâyenin sonunda yine aynı ozan duası vardır.