Öğrenme ve Öğretme Süreçleri (Eğitim Durumları)

Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı Ve Başöğretmenlik Eğitim Programı: Öğrenme ve Öğretme Süreçleri (Eğitim Durumları)

Öğrenme ve Öğretme Süreçleri

Eğitim durumları; öğrenme-öğretme süreci, işlemler ve yaşantılar olarak da ifade edilebilir. “Nasıl öğretelim?” sorusuna cevap arar. Eğitim durumları, öğrencilerin hedefe ulaşması için geçirmeleri gereken öğrenme yaşantılarını sağlayacak dış koşulların (uyarıcıların) düzenlenmesi ve işe koşulmasıdır. Bu düzenleme, gerekli olan strateji, yöntem-teknik, araç-gereçleri her türlü etkinlikler ile fiziki düzenlemeleri kapsar. İşlemler, süreç vb. olarak da adlandırılabilir. Bu düzenlemeler, “etkinlikler” olarak da ifade edilebilir. Bu etkinliklerin temel kaynağı kazanımlar (program hedefleri) olmalıdır.

Eğitim durumu düzenlemede dış şartlar, iç şartlara göre düzenlenmelidir ki, öğrenci istenilen yaşantıları geçirebilsin. Etkileşim bir anlamda öğrencinin iç şartları ile dış şartları arasındaki etkileşim demektir. Gagne, öğrencinin çevresiyle etkileşimini şöyle gösterir[50]: Farklı davranışların (bilgi, uygulama, beceri, ilgi, tutum, alışkanlık vb.) kazanılması, farklı öğrenme biçimleriyle olur. Farklı öğrenme biçimleri de farklı öğrenme şartlarını gerektirir. Bunun için her metodun tercih edileceği bir durum vardır. Örneğin devimsel alışkanlıklar anlamında becerilerin öğrenilmesinde tekrarlanan alıştırmaların yerini hiçbir şey tutamaz.

Bilişsel öğrenmede ise tekrar, ancak öğrenilenlerin unutulmasını önleyebilir. Bu nedenle, bilişsel öğrenmede öğrenilmiş bilginin aynen tekrarı değil, öğrenilenin yeni durumlara uygulanması önemlidir
Eğitim durumlarının etkili olabilmesi için onları birbirini pekiştirecek biçimde örgütlemek gerekir. Bunun için eğitim durumları arasında dikey ve yatay esasta uygun ilişkiler kurulmalıdır. Etkili dikey örgütlemenin başlıca etkeni, yaşantıların sürekliliğidir. Bu süreklilik devamlı tekrar şeklinde değil, gittikçe artan karmaşıklıktaki durumları içinde olmalıdır. Yaşantı kendinden önce gelene dayalı ve daha sonra gelene hazırlayıcı olmalıdır. Öğrenme yaşantıları arasındaki yatay ilişki, kaynaşıklık olarak adlandırılır. Öğrencinin geçirmekte olduğu paralel yaşantıların birbiriyle uyumlu bir bütün oluşturmaları, birbirini pekiştirmeleri gerekir.

Eğitim durumu, bir anlamda öğrencinin yaşantı geçireceği süreçtir. Bu süreçte öne çıkan iki temel kavram; etkileşim ve iletişimdir. Etkileşim demek; öğrencinin iç şartları ile dış şartlar arasındaki etkileşim demektir. Öğretme-öğrenme sürecinde öğrencinin iç şartları; öğrencinin genel sağlık durumu, ilgili ön bilgi ve becerileri (yetenekleri), ilgi, tutum ve alışkanlıkları, zeka düzeyi, dil becerisi, inanç ve değerler, güdülenmesi, kendine güveni ve benlik tasarımı vb.’ dır.
Sürecin dış şartları ise; konu içeriği, ders araç ve gereçleri, öğretim metotları, fiziki çevre, pekiştiriciler, geri bildirim, diğer öğrenciler, öğretmen ve öğretim hizmetidir.

Eğitim durumlarının geçerli yaşantıları (beklendik öğrenmeler) sağlayabilmesi için aşağıdaki niteliklere sahip olması gerekir.

  • Eğitim durumları ilk önce hedeflere uygun olmalıdır.
  • Öğretim yöntemleri öğrencilerin ön bilgilerine ve öğrenme stillerine uygun olmalıdır.
  • Eğitim durumları öğrenci ilgisine uygun ve dikkat çekici olmalı.
  • Ekonomik olmalı.
  • Eğitim durumları öğrenci seviyesine uygun olmalı.
  • Öğretim ilkelerine uyulmalı.
  • Kullanılan araç gereçler öğrenci seviyesine uygun olmalı.

Eğitim durumları; giriş, geliştirme ve sonuç bölümlerinden oluşur.

Giriş

a) Dikkati çekme: Öğretmenin ders başlamadan önce öğrencilerin dikkatini çekmek için örnek olaydan, sorulardan, güncel bir olaydan, hatıra, grafik, şekil ya da fıkradan yararlanmasıdır.

b) Güdüleme: Öğrencilere işlenecek konunun kendileri için ne kadar önemli olduğunu ve öğrencilerin ne işine yarayacağını vurgulamaktır. Öğrencilere, konuyu niçin öğrendikleri açıklanır.

c) Hedeften haberdar etme: Öğrencilere, derste neler işleneceği konusunda bilgi verilmesidir. Öğrenci hedeften haberdar olursa, daha bilinçli davranır ve hedefe ulaşması kolaylaşır. Örnek: öğretmenin “Bu dersin sonunda vücudunuzun bölümlerini tanıyabileceksiniz.” demesi. Öğretmen güdülemede bilginin öğrencinin ne işine yarayacağını açıklarken, hedeften haberdar etmede ise direkt olarak konunun sonunda ne öğreneceklerini söyler.

d) Önkoşul öğrenmelerin hatırlatılması: İşlenecek konuya ön koşul teşkil edecek öğrenmelerin hatırlatılmasıdır. Öğrencilerin yeni bilgiyi daha önce öğrendikleri bilgiler üzerine oturtması için ön bilgilerin hatırlatılması gerekir. Öğrenciler, önce öğrendikleri ile yeni öğrendikleri arasında bağ kurarlar. Örnek: Vücudumuz konusuyla ilgili öğretmenin önceden işlenen ‘sağlığımız’ konusunu hatırlatması.

Gelişme

Sonuç

Ders işlendikten sonra yapılan etkinlikler yer alır. Tartışma, özet ve eğitsel oyunlar kullanılabilir. Bu aşamada öğrenme ürünlerini değerlendirmek için ölçme işlemine gidilmesi gerekir. Ama bu değerlendirme öğrenme eksikliklerini saptamak amacıyla yapılır. Burada not verilmez. Mevcut durumu tespit etmek ve gerekirse düzeltme için yapılır.

Öğrenmelerin kontrolü ve kapanış: Kısa özet, ürünün değerlendirilmesi ve sonraki dersle bağlantı kurma. Özet ve tekrar yapma etkinlikleri. Öğrenme eksiklikleri ve yanlışlıklarını belirlemeye yönelik sorular sorma, dersin kalıcılığını sağlamaya yönelik kısa çıkarımlarda bulunma ve bir sonraki dersle ilgili önerilerde bulunma.

Öğrenme ve Öğretme Süreci (Eğitim Durumu) Değişkenleriİpuçları (İşaretler): Öğrenme öğretme sürecinde öğrenciye neyi, nasıl öğreneceğini gösteren mesajların tümüne ipucu denir. Sorular, yazılı ve sözlü yönergeler (“buraya dikkat edin”, ”şöyle yapın”), jestler, mimikler, sözlü ve yazılı hedef ifadeleri, açıklamalar, modeller ya da gerçek örnekler ipucu özelliği taşır.

İpuçlarının taşıması gereken özellikler:

  • Öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalı.
  • Öğrencilerin bilişsel giriş davranışlarına uygun olmalı.
  • Öğrencilerin duyuşsal özeliklerine uygun olmalı.
  • Öğrencileri, öğrenmeye karşı istekli hale getirmelidir.
  • Çok sayıda duyu organına hitap eden ipuçları verilmelidir.

Katılım: Öğrenciler, derse açık veya örtük olarak katılır. Bu katılım dersteki başarıyı olumlu yönde etkiler. Örnek verme, açıklama yapma, soru sorma, sorulan soruya cevap verme öğrencinin derse açık katılımıdır. Öğrencinin derse zihinsel olarak katılımı ise örtük katılımıdır. Ancak öğrenmenin kalıcı olması için açık katılım gereklidir.

Öğrenciyi derse katmak için şunlar yapılmalıdır.

  • Öğrenci istekli hale getirilmelidir.
  • Sorular tüm sınıfa sorulmalı.
  • Öğrencinin dikkati hedefler üzerine toplanmalı.
  • Çeşitli yöntem ve teknikler birlikte kullanılmalı.
  • Öğrencilere ön koşul davranışlar önceden kazandırılmalıdır.
  • Kullanılan araç gereçler öğrencilerin düzeyine uygun olmalıdır.

Pekiştirme: Bir davranışın görülme sıklığını arttırmak için kullanılır. Öğrencide görülen olumlu davranışlardan hemen sonra pekiştireç verilir. Her zaman aynı pekiştireç verilmemeli. Verilecek pekiştireç öğrencinin yaşına, cinsiyetine, duyuşsal özelliklerine yaşam biçimine göre değişir. Pekiştirecin etkili olabilmesi için her zaman aynı pekiştireç kullanılmamalı, sabit aralıklarla verilmemeli, öğrenci için anlamlı olan pekiştireçler kullanılmalıdır. Başlıca pekiştireçler; alkışlama, sözel onay ifadeleri (“Bravo”, “tebrikler”, “çok güzel”), başarı belgeleri, maddi ödüller (Kitap, saat, bilgisayar vb.), simgesel ödüller (madalya, plaket, yıldız)

Dönüt-Düzeltme: Öğrencinin yaptığı bir davranış hakkında kendisine bilgi vermektir. Öğrenciye istenilen davranışın kazanılıp kazanılmadığı hakkında bilgi vermektir. Doğru, yanlış, eksik, tamam yargıları birer dönüttür. Öğrencinin yanlışını düzeltme ve eksiğini tamamlama ise birer düzeltmedir.

Dönüt Türleri

Schimmel’e Göre Dönüt Türleri

  • Teyit Edici Dönüt: Öğrenciye öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermektir.
  • Düzeltici Dönüt: Teyit edici dönütle birlikte, yani öğrencinin öğrenme sonuçlarıyla birlikte doğru cevabın ne olduğunun da verildiği dönüttür.
  • Açıklayıcı Dönüt: Öğrenciye öğrenme sonuçlarıyla ilgili bilgi verildiği gibi, yanlış cevabın neden yanlış olduğu; doğru cevabın neden doğru olduğunun açıklanmasıdır.
  • Teşhis Edici Dönüt: Öğrencinin, yanlış cevabı düzeltmesi için neleri çalışması, nasıl çalışması gerektiğine ilişkin bilgiyi kapsar.
  • Genişletmeye Eklemlemeye Dönük Dönüt: Öğrencinin var olan bilgisini genişletmesini sağlamaya dönüktür. Öğrencini sahip olduğu bilgi ve yeni bilgi arasındaki ilişkiler kurmaya ve öğrencinin sahip olduğu şemayı genişletmeye yardım eder.

Öğretmen: İstanbul’un fethi hangi yıl gerçekleştirilmiştir?

Öğrenci: 1071

Teyit Edici Dönüt: Maalesef yanlış.

Düzeltici Dönüt: Maalesef yanlış. Doğru cevap 1453 olmalıydı.

Açıklayıcı Dönüt: Maalesef yanlış. 1071’de henüz Osmanlı İmparatorluğu kurulmamıştı. Çünkü 1071 yılında Malazgirt Zaferi gerçekleşti ve Türklere Anadolu’nun kapıları açıldı. Doğru cevap 1453 olmalıydı.

Teşhis Edici Dönüt: Maalesef yanlış. Doğru cevap 1453 olmalıydı. İstanbul’un fethini daha iyi öğrenmek için Fatih Sultan Mehmet’in hayatını okumalısın.

Genişletmeye Eklemlemeye Dönük Dönüt: Maalesef yanlış. Doğru cevap 1453 olmalıydı. Üstelik İstanbul’un fethiyle beraber orta çağ kapandı, yeni çağ başladı. Yani bu olay bir çağı kapatıp yeni bir çağ başlatacak kadar dünya tarihi için önemli bir olaydı.


DİKKAT: Son yıllarda KPSS’ de; ipucu ve dönüt sıklıkla aynı şıklarda verilmektedir. İpucu ve dönütü birbirinden ayırmanın en iyi yolu ipucu davranışın başlangıcında veya oluşum sürecinde verilirken dönüt davranışın sonunda verilir. Örneğin; doğru cevabın ispanya olduğu bir soruda öğretmenin öğrencilerin soruya cevap verememesi durumunda ‘ Hani, boğa güreşleri yapılan ülke’ demesi süreç esnasında olduğu için ipucu, öğrencilerin ispanya cevabı üzerine doğru ya da bildiniz demesi ise süreç sonunda olduğu için dönüttür.
DİKKAT: Pekiştirme, güdülemeyi sağlarken dönüt hatanın, eksiğin fark edilmesini sağlar ve öğrenme-öğretme sürecinde oldukça etkilidir. Dönüt, öğrencinin gösterdiği davranışın ya da verdiği yanıtın neden doğru olduğunu vurgulayabilir. Çoğu zaman dönüt ve pekiştirme bir arada kullanılır. Bazen dönütü pekiştireç izler, bazen de dönüt pekiştireci izler.
DİKKAT: Öğretmen öğrencinin derse katılımını sağlamak için uygulamalar yapıyorsa etkin katılımı, öğrencinin hedeflere ulaşması için birtakım yönlendirmeler yapıyorsa ipucunu, istenilen davranışı artırmak amacıyla öğrenciye uyarılar veriyorsa pekiştireci kullanmış olur.

Öğrenme Stratejileri

Anlamlandırma Stratejisi: Öğrenciler, yeni edindikleri bilgiler ile eski bilgileri ilişkilendirerek uzun süreli belleğe kodlar. Öğrenciler yeni bilgileri olduğu gibi almaz, önceki bilgiler ile bütünleştirerek yeni anlamlar oluşturur. Bu bilgileri zihnine yerleştirir. Öğrenciler sonuçta anlamlı bir bütün meydana getirir.
Örgütleme Stratejisi: Öğrenciler yeni bilgiler ile ön bilgilerini kullanarak kendisi için daha anlamlı bilgiyi yeniden yapılandırır. Bilgileri özellik ve benzerliklerine göre gruplandırır. Bir bütünü anlamlı öğelere ayırır.
Tekrar Stratejisi: Ezbere dayalıdır. Öğrenciler bir parçadaki cümleleri tekrar ederek, tanımlayarak, okuyarak, bir cümleyi başka cümlelerle bir araya getirerek öğrenir. Kavramları ezberleme, konuları hatırlama gibi zihinsel davranışlar ortaya çıkar.