Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması Destanı

Bir gün Ulaş oğlu, Uruz’un babası ve Bayın­dır Han’ın güveyisi Salur Kazan büyük çadırlarını kurarak ziyafet verir. Dokuz kâfir kızının sakilik ettiği ziyafette Oğuz beyleri içerler, içe içe Kazan sarhoş olur ve beylere av teklif eder. Kıyan Selçuk oğli Delü Tundar ile Kara Göne oğlu Kara Budak uygun görürler. At ağızlı Aruz Koca, Kazan’a Gür­cistan ağzında oturduğunu hatırlatarak yurdunun üstüne kimi bırakacağını sorar. Kazan üç yüz yiğit ile oğlu Uruz’u bırakacağını söyler ve atına biner. Kardeşi Kara Göne, Bayındır Han’ın düşmanını bastıran Şir Şemseddin, Bayburt hisarından uçan Beyrek, Kazan’a keşiş diyen Yigenek, saymakla tükenmez, hasılı bütün Oğuz beyleri atlanırlar, ala dağa ala ordu ava çıkar.

Kâfirin casusu bunu kâfirler azgını Şökli Melik’e haber verir. Elbisesinin arkası yırtmaçlı ve alaca atlı yedi bin kâfir gece yarısında Kazan Bey’in yurduna baskın yaparak evini barkını yağmalar ve kırk ince belli kız ile karısı Burla Hatun’u ve üç yüz yiğit ile oğlu Uruz’u tutsak ederler. Kâfirler bununla kalmayarak altı yüz kişi ile Kazan’ın Ka­pular Derbendi’ndeki on bin koyununu da almaya giderler. Karaçuk Çoban, Kıyan Güci ve Demür Güci adındaki iki kardeşi ile bunlara karşı koyar, iki kardeşi şehit olur, Karaçuk Çoban taşı bitince koyun ve keçi atarak ünlü sapanı ile kâfirleri boz­guna uğratır ve kaçırır.

Aynı gece Kazan av yerinde kaygılı bir rüya ile uyanır. Kardeşi Kara Göne’ye eviyle ilgili bu korkulu rüyayı yordurur. Yurdunun tehlikede ol­duğunu sezerek tek başına yola çıkar, üç günlük yolu bir günde alarak yurduna gelir. Durumu gö­rünce kâfirin ardına düşer. Yolda sudan, kurttan haber sorar. Bunları geçince Karaçuk Çoban’ın kö­peği karşısına çıkar. Onu izleyerek çobanın yanına gider. Çoban durumu anlatır. Kazan kâfirin gittiği yana yönelir, çoban da arkasına düşer. Tek başına gitmek için Kazan, çobanı altında yemek yedikle­ri ağaca bağlarsa da, çoban ağacı koparıp arkasına alır ve peşini bırakmaz. Birlikte kâfir ülkesine gi­derler.

Öte yandan Şökli Melik şen­lik yapmaktadır. Bu arada Burla Hatun’u saki yapmak ister. Fakat kırk kızdan hangisinin Burla Ha­tun olduğunu anlayamazlar. Bu­nun üzerine oğlu Uruz’un etinden yemek yaparak bey kızlarına ver­melerini söyler, hangisi yemezse, Burla Hatun odur der. Bunu du­yan Burla Hatun oğluna gelerek ne yapması gerektiğini sorar. Uruz kâfire teslim olmamak için kendi etinden çekinmeden yemesini söy­ler. Uruz’u asılacağı ağacın dibine götürürler.

Tam bu sırada Kazan ile Ka­raçuk Çoban yetişir. Kazan, at ayağı altında kalmasın diye önce kâfirlerden annesini ister, fakat vermezler ve oğul doğurması için onu Yayhan Keşişoğlu’na verecek­lerini söylerler.

Bu sırada Oğuz beyleri de yetişirler. Demür­kapu Derbendini alan Kıyan Selçuk oğlu Delü Dündar; Hemid ile Merdin kalesini yıkan, Kap­çak Melik’e kan kusturan, Kazan’ın damadı, Kara Göne oğlu Kara Budak; destursuzca Bayındır Han’ın düşmanını basan Gaflet Koca oğlu Şir Şem­seddin; Parasar’ın Bayburt hisarından parlayıp uçan, Kalın Oğuz imrencesi, Ka­zan Bey’in ınağı Beyrek; Kazılık Koca oğlu Yigenek; Kazan Bey’in dayısı Aruz Koca; Peygamberi görüp Oğuz’da sahabesi olan Bügdüz Emen; Aygır Göz­ler suyunda at yüzdüren, elli yedi kalenin kilidini alan, Ağ Melik Çeşme kı­zına nikâh eden, Sofi Sandal Melik’e kan kusturan Eylik Koca oğlu Alp Eren vb., hasılı Oğuz beyleri hep gelirler. Büyük bir savaş olur. Düşmanı yener, Şökli Melik’i, Kara Tüken Melik’i, Buğaçuk Melik’i öldürürler.

Kazan Bey çoluk çocuğunu, malını, hazinesini kurtarır, geri döner. Yedi gün yedi gece şenlik ya­parlar. Dedem Korkut gelip destanlar söyler ve bu Oğuznameyi bu şekilde düzenler.

Destanın sonunda yine, dünyanın geçiciliğini anlatan manzume ile ozan duası vardır.