Etiket: Edebi Sanatlar

1923 – 1950 Döneminde Tarihi Roman

Cumhuriyet’in ilk döneminde popüler aşk romanlarının yanı sıra “tarihî roman” başlığı altında toplanabilecek romanlar da yazılmıştır. Aşk romanlarında olduğu gibi fazla bir estetik değer taşımayan ve çoğu gazetelerde tefrika halinde kalan tarihî romanlar, konularını genellikle eski Türk tarihinden, bazan da Osmanlı tarihinden alırlar. Çok okunan, daha doğrusu geniş bir okur kitlesinin roman ihtiyacını karşılayan bu eserler, Atatürk döneminin tarihî ve…

Tarsi Sanatı

Sözcük anlamı : Söz sırasında kastedilen bir şeyi imalı olarak belirtme, açık söylememe. Terim anlamı : Herkesin bildiği geçmiş önemli olaylara, meşhur kimselere, hikâyelere, efsanelere, inançlara, atasözlerine, ayet ve hadislere doğrudan doğruya değil, dolaylı olarak değinmek, işaret etmektir. Örnek : Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil Çerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil                          …

Leb Değmez Sanatı

Leb değmezin anlamı dudak değmezdir. Şiir söylenirken dudakların birbiriyle temas etmemesi gerekir. Bundan dolayı böyle şiirlerin içinde ‘b,p,f,m,v’ gibi dudak ünsüzleri bulunmaz. Örnek : Her şey ne sıcaktı, her şey ne iyi Hatta o karanlık, aysız geceler                                        Ahmet Kutsi Tecer Alaca saatler tüne sararsaDerin hülyalara…

Kalb Sanatı

Sözcük anlamı : Değiştirme. Terim anlamı : Bir sözcükteki harflerin yerlerini değiştirmek suretiyle yapılan sanattır. Örnek : Böyle hûn-rîzâne tevcîh-i nigeh bilmem neden Gâlibâ zann eyliyor Nâcî’yi cânî gözlerin                                                        Mualim Nâcî (Böyle kan dökücü bakışlar yöneltmek nedendir? Galiba gözlerin Naci’yi cani…

İştikak Sanatı

Sözcük anlamı : Türeme, türetme. Terim anlamı : Aynı kökten türeyen birden fazla sözcüğü bir arada kullanmaktır. Örnek : Ey beni lutfuyla yoktan var eden Rabb-i gafûr Mağfiret kıl eyledikte azm-i iklîm-i bekâ                                                Enderunlu Vâsıf (Ey beni iyiliğiyle, rahmetiyle yoktan var eden, bağışlayıcı merhametli…

İade Sanatı

Sözcük anlamı : Geri gönderme, geri çevirme. Terim anlamı : Şiirin her beytinin son sözcüğünü sonraki beytin ilk sözcüğü olarak kullanmaktır. Örnek : Ey güzellik göğünün mâh-ı münevver kameri Şâd kıl gönlümü gün gibi tulû et seherî Seherî aşk ile meydâna girip seyr edeyim Ola ki peyk-i sabâdan ere yârin haberi Haberi olsa anın yoluna cân verdiğime Bana rahm eyleyüben eyleye idi nazarı      …

Cinas Sanatı

Sözcük anlamı : Münasebet, benzeyiş, farklı anlamla yorumlanabilen söz. Terim anlamı : Yazılış şekilleri ve söylenişleri (telâffuzları) aynı, ama anlamları farklı olan iki sözcüğü bir arada kullanmaktır. Cinas sanatı yedi ayrı şekilde yapılır. Cinas-ı Tam (Tam Cinas) Yazılış ve söylenişleri aynı, anlamları ayrı iki sözcük ile yapılan cinas. Örnek : Kısmetindir gezdiren yir yir seni Göğe çıksan âkıbet yir yir seni  …

Akrostiş Sanatı

Her mısraın ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okununca bir ismin çıkacağı şekilde yazılmış şiire denir. Örnek : Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar Elden ne gelir ki ? Güzelsin, gençliğin var. Dünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes. İnan ki bir daha geri gelmez bu günler, Âlemde bu andır bize dost esen rüzgâr.            …

Akis Sanatı

Sözcük anlamı: Geri dönme, yansıma. Terim anlamı: Bir mısra içinde anlamlı bir ifadenin ters çevrilip, yine anlamlı bir ifadeye dönüştürülerek yerleştirilmesiyle yapılan sanattır. Örnek : Dîdem ruhunu gözler gözler ruhunu dîdem Kıblem olalı kaşın kaşın olalı kıblem                                                Nazîm Birinci mısraın “Didem ruhunu gözler” ifadesi…

Teşhis ve İntak Sanatı

Teşhis “kişileştirme”, intak “konuşturma” demektir. İnsanın dışındaki canlıları, hayvanları, bitkileri ve cansız varlıkları insan gibi düşündürüp konuşturmaya, insan gibi davrandırmaya, kişileştirme ya da teşhis ve intak sanatı denir. Bu sanata en çok masallarda, özellikle hayvan masallarında rastlanır. Örnek : Hârdur tahrîk-i bâd ile libâsın çâk eden Yoktur ey hâce güle hergiz ziyânı bülbülün                                                                     Zâtî (Elbisesini rüzgârın tahrikiyle yırtan dikendir ey…