Etiket: Kelime Türleri

Zarf-Fiiller (Ulaçlar)

Ulaçlar, belli eklerle eylemlerden türetilen ve cümlede belirteç göreviyle kullanılan sözcüklerdir. Ulaçlar, Türkçenin önemli bir özelliğidir. Birçok dilde önermeleri ilgi adılı ya da bağlaç gibi bir sözcük bağlarken Türkçede bu görevi ortaçlar ile ulaçlar yapar. Böylece cümleler gereksiz fazlalıklardan sıyrılmış olur. -Ip Ekiyle Türemiş Ulaçlar Erişip bahara bülbül yenilendi sohbet-i gül. Yine nevbet-i tahammül dil-i bikarara düştü. (Şeyh Galip, XVIII.)…

Sıfat-Fiiller (Ortaçlar)

Ortaçlar, varlıkları niteledikleri ya da belirttikleri için sıfat; özne, nesne, tümleç alarak yan önerme kurdukları için de eylem gibi görev yapan sözcüklerdir. Ortaç türeten ekler şunlardır: -An, -(I)r, -AcAk, -mIş, -DIk,- AsI. -An Ekiyle Türemiş Ortaçlar Ocağın sönmeye başlayan ateşine baktı. Çekici bırakan eliyle terini sildi. (Ömer Seyfettin) Bekleyen derviş muradına ermiş. (Atasözü) Bana yol gösteren benden olmalı; Olamaz Türk’e…

İsim-Fiiller (Mastarlar)

Ad-eylemler, eylemlere -mA, -mAk ve -Iş ekleri getirilerek türetilen ve cümlede ad gibi görev yapan sözcüklerdir. Örneklerle inceleyelim: Okula gitmek için evden çıktım. Karlı yollarda yürümek istiyorum. Karşıya geçmekten vazgeçtim. Orhan yazı yazmayı, kitap okumayı sever. Şiiri güzel okuyuşunuz, öğretmeni mutlu etti. Yukarıdaki örneklerde italik harflerle dizilen sözcükler; • Eylemden türemiştir. • Birer işin, oluş ve kılışın adıdır. • Eylem…

Fiilimsiler (Eylemsiler)

Eylemden türedikleri hâlde ad, sıfat, belirteç görevlerinde kullanılan ve yan önerme kuran çifte görevli sözcüklere eylemsi denir. Aşağıdaki paragrafta italik harflerle dizilen sözcükler birer eylemsidir. Atatürk, yüreği yufka bir adam manzarasıyla görünmek istemezdi. Buna rağmen çok defa bir arkadaşının ölümüne saatlerce hüngür hüngür ağladığını, bir kurban kesme merasiminde boğazlanan koyunun deprenişlerini görmemek için başını çevirdiğini ve harp meydanlarında düşman cesetlerine…

Ek Fiil (Ek Eylem)

Ad soylu bütün sözcüklerin sonlarına gelerek onların yüklem olmalarını sağlayan ve basit zamanlı eylem çekimlerinden birleşik zamanlı kipler oluşturan biçimlere ek eylem (ek fiil) denir. Ekleşerek sözcüklere bitişen ek eylemler vurguyu çekmez; vurgu, kendilerinden önceki hecede kalır: Zengindi, öğrenciymiş, buradaysa, sıcaktır, görecektim, aramıştır, geldiyse, anlatıyormuş… Ek eylemin asıl eylemlerden farklı olarak yalnızca bildirme niteliğinde olan dört kipi vardır. Bunlar; görülen…

Fiillerde Yapı Özellikleri

Eylemler yapılarına göre üçe ayrılır: I. Yalın (yalınç, basit, kök, asıl) eylemler II. Türemiş eylemler III. Birleşik eylemler Yalın Eylemler Aslında eylem olan; başka bir sözcükten türememiş, başka bir sözcükle birleşmemiş eylemlerdir. Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır; Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır: (Tevfik Fikret) Gel, gör, oku, aldım, yazacaksın, istemiyorum, kalsınlar… Bir eylemin sonundaki ekler (kip, kişi…

Fiillerde Zaman – Kip – Kişi – Olumsuzluk

Fiillerde Zaman Fiillerde Kişi Fiil Kipleri Bildirme Kipleri (Haber Kipleri) Dilek Kipleri (Tasarlama Kipleri) Fiillerde Şahıs Ekleri Fiillerde Olumsuzluk Eylemlerde Zaman Eylemlerin temel anlamlarından biri de zaman ilgisidir. Zaman; başlangıcı, sonu olmayan; başlangıç ve son düşünülemeyen soyut bir süre kavramıdır, bir akıştır. Genel olarak üçe ayrılır: I. Geçmiş zaman II. Şimdiki zaman III. Gelecek zaman I. Geçmiş zaman: İş (edim),…

Bağlaçlar ve Bağlaçların Görevleri

On altı yaşımda ya var ya yoktum. Fakat biliyordum ki memleketlerde hürriyet denilen bir saadet vardır ve oralarda herkes istediği kitabı okuyabilir. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Yukarıdaki örnekte italik harflerle dizilmiş sözcükler, eşit ya da anlamca ilgili ögeleri birbirine bağlıyor. Anlamca ilgili cümleleri, kavramları ya da görevdeş ögeleri bağlamaya yarayan sözcüklere bağlaç adı verilir. Aşağıda sık kullanılan bağlaçlar örnekleriyle ele alınmaya…

Edatlar (İlgeçler) ve Edatların Özellikleri

Atatürk’ün asil yüreği -pas tutmayan madenler gibi– kin nedir, hiç bilmemiştir. Devlet, millet ve inkılâp davalarındaki husumetleri ne kadar sert ve derin ise kendi şahsına ve hususi hayatına taalluk eden meselelerdeki hiddetleri o derece hafif ve geçici idi… Fertlerin hürriyetlerini herhangi bir zor ve tazyik ile örselemek onun vicdanının kabul edemeyeceği bir adaletsizlik ve mantıksızlıktı. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Yukarıdaki örnekte…

Adıllar (Zamirler)

O gitti, bilmem nereye? Galiba Plevne’ye gitti ve gelmedi; bir daha hiç gelmedi. Ben bundan yirmi sene evvel, bugün sizin olduğunuz gibi, ey aziz kardeşlerim, bir şehidin yetimi olmuştum; benimki de sizinkiler gibi hayatını barut dumanlarına sarmış gitmişti. Bugünkü siz, yirmi sene evvelki bensiniz; ben sizin hissiyatınızı, bütün ruhunuzu bilirim… Ben o yaranın samimi bir aşinasıyım. O yarayı, seviniz; o,…