sav

Sav

Sav Nedir? Türk atasözleri. Sav, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında atasözünün karşılığıdır. Bir düşünceyi, bir deneyimi, bir öğüdü, en az sözcükle kısaca anlatan kalıplardır. Biçim olarak bir düz yazı tümcesi veya bir şiir dizesi gibi olabilirler. İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait savların kimileri küçük ses değişiklikleriyle, Türkçede bugün de yaşamaktadır. İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait en güzel savları XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı Divânü Lûgati’t Türk adlı eserde görüyoruz.


Koşuk

Genellikle kendi başına bütünlüğü olan dört dizeli bentlerden oluşan koşuklar, manilere ve koşmalara kaynak olmuştur.
Türkler islamiyet öncesi belli dönemlerde, “sığır töreni” adı verilen av törenlerinde, “Şölen” adı verilen kurban törenlerinde ziyafetler ve yengi ile biten savaşlar sonunda, tüm boyların erkekleri biraraya gelerek eğlenirdi. Bu eğlencelerde söylenen çoklukla aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen şiirlere “koşuk” adı verilir.Ayrıca halk edebiyatında en çok kullanılan ve en çok sevilen nazım biçimidir. Halk şiirindeki karşılığı koşmadır. Koşuk örneklerini Kaşgarlı Mahmut’un Divan ü Lugati’t-Türk adlı eserinde görmekteyiz.

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemlerde oluşturdukları edebiyat ürünleri sözlü dönem edebi ürünleri olarak adlandırılmaktadırlar. Sözlü olarak ortaya çıkan edebi metinler; kulaktan kulağa ve nesilden nesile aktarılarak varlığını sürdürüler. Ancak bu aktarım sonsuza kadar sürmez. Kimi eserler zamanla unutlur, kimi eser de bir derlemeci tarafından yazıya aktarılarak ölümsüz hale gelir. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatının M.Ö. 5000’li yıllara kadar gittiiği tahmin edilmektedir.